Ana Sayfa
Derneği Tanıyın
  • Hakkımızda
  • Yönetim Kurulu
  • Dernek Tüzüğü
  • Pozisyon Belgesi
Bilgi Merkezi
Diğer
  • Programlar & Projeler
  • Etkinlikler
  • Haberler & Duyurular
  • Gönüllülük & Topluluk
  • Destek Ol
  • İletişim
Ana Sayfa
Derneği Tanıyın
  • Hakkımızda
  • Yönetim Kurulu
  • Dernek Tüzüğü
  • Pozisyon Belgesi
Bilgi Merkezi
Diğer
  • Programlar & Projeler
  • Etkinlikler
  • Haberler & Duyurular
  • Gönüllülük & Topluluk
  • Destek Ol
  • İletişim
More
  • Ana Sayfa
  • Derneği Tanıyın
    • Hakkımızda
    • Yönetim Kurulu
    • Dernek Tüzüğü
    • Pozisyon Belgesi
  • Bilgi Merkezi
  • Diğer
    • Programlar & Projeler
    • Etkinlikler
    • Haberler & Duyurular
    • Gönüllülük & Topluluk
    • Destek Ol
    • İletişim
  • Ana Sayfa
  • Derneği Tanıyın
    • Hakkımızda
    • Yönetim Kurulu
    • Dernek Tüzüğü
    • Pozisyon Belgesi
  • Bilgi Merkezi
  • Diğer
    • Programlar & Projeler
    • Etkinlikler
    • Haberler & Duyurular
    • Gönüllülük & Topluluk
    • Destek Ol
    • İletişim

Hipertansiyon (HT) Nedir?

Hipertansiyon (yüksek tansiyon, kan basıncı yüksekliği), kanın damar duvarlarına kronik olarak uyguladığı basıncın normal kabul edilen seviyelerin üzerinde seyretmesi durumudur. Güncel tıbbi kılavuzlara göre hipertansiyon, genellikle kan basıncının 130/80 mm Hg veya üzerindeolması şeklinde tanımlanır.

Hipertansiyonun (HT) Sağlığımız Açısından Önemi Nedir?

Hipertansiyonun doğru şekilde teşhis edilmesi ve kontrol altına alınması hayati önem taşır. Çünkü tedavi edilmediği takdirde kalp krizi, inme (felç), kalp yetmezliği ve böbrek hastalıkları riskini belirgin şekilde artırır. Uygun ve başarılı bir tedavi ile kalp-damar hastalıklarının önemli bir kısmı önlenebilir.

Hipertansiyon (HT) Türleri Nelerdir?

Hipertansiyon iki ana gruba ayrılır:


  1. Esansiyel (Birincil) Hipertansiyon: Hastaların yaklaşık %90’ını oluşturur. Belirgin bir organik neden saptanamaz; genellikle genetik faktörler, yaş ve yaşam tarzına bağlı olarak gelişir.
     
  2. İkincil (Sekonder) Hipertansiyon: Vakaların yaklaşık %10’unda görülür. Başka bir hastalığa bağlı olarak gelişen kan basıncı yüksekliğidir.

İkincil (Sekonder) Hipertansiyonun En Sık Nedenleri Nelerdir?

Böbrek parankimal hastalıkları: En sık görülen ikincil nedendir. Böbrek dokusuna ait hastalıklar sonucunda gelişir.
 

Primer aldosteronizm: Dirençli hipertansiyon vakalarının yaklaşık %11’inden sorumludur. Böbrek üstü bezlerinden salgılanan ve vücudun sıvı-elektrolit dengesini düzenlemede kritik rol oynayan bir hormonla ilişkilidir. Vücutta sodyum (Na/tuz) tutulumunu artırırken potasyum (K) tutulumunu azaltır.
 

Renovasküler hastalıklar: Böbrek damarlarına ait hastalıklardır.
 

Endokrin hastalıklar: İç salgı bezlerinin anormal hormon salınımlarına bağlı olarak gelişir.

Hipertansiyonda Özel Durumlar Nelerdir?

Beyaz gömlek hipertansiyonu, kan basıncı ölçümlerinin muayenehane ve hastane gibi ortamlarda yüksek çıkmasına karşın, kişinin günlük yaşamındaki doğal ortamında normal seviyelerde seyretmesi durumudur.


Beyaz Gömlek Hipertansiyonunun (HT) Nedeni Nedir?

Kişiler hekime başvurduklarında farkında olmadan strese girebilirler. Bu durum, kan basıncının geçici olarak yükselmesine neden olur.


Beyaz Gömlek Hipertansiyonunun (HT) Önemi Nedir?

Bu durum fark edilmediği takdirde, hastaya ihtiyacı olmadığı halde tansiyon ilacı başlanabilir.


Beyaz Gömlek Hipertansiyonu (HT) Teşhisi Nasıl Konur?

Ofis ortamında tansiyonu yüksek ölçülen kişilerde beyaz gömlek hipertansiyonu tanısı için genellikle 24 saatlik kayıt yapabilen otomatik cihazlar kullanılır. Diğer bir yöntem ise hastanın evde belirli aralıklarla kendi kan basıncını ölçmesidir.


Dirençli Hipertansiyon (HT) Nedir?

Dirençli hipertansiyon, hastanın en yüksek tolere edilen dozlarda, biri idrar söktürücü olmak üzere en az üç farklı tansiyon ilacı kullanmasına rağmen kan basıncının hedeflenen seviyelerin (130/80 mm Hg) üzerinde seyretmesi durumudur. Hem kalp-damar hastalıklarına bağlı ölümlerle hem de tüm nedenlere bağlı ölümlerle belirgin artış ilişkisi vardır.

Hipertansiyon hastalarının yaklaşık %20’sini oluşturur. Beyaz gömlek hipertansiyonu, ilaç uyumsuzluğu ve hipertansiyona yol açan ikincil nedenler (endokrin hastalıklar, böbrek hastalıkları vb.) dışlandıktan sonra dirençli hipertansiyon varlığı söz konusuysa bu durum “gerçek dirençli hipertansiyon” olarak adlandırılır ve tüm hipertansiyon olgularının yaklaşık %10’unu oluşturur.


Dirençli Hipertansiyonun Nedenleri ve Risk Faktörleri Nelerdir?

Dirençli hipertansiyon; hormonal dengesizlikler, aşırı sempatik sinir sistemi aktivitesi ve vücutta aşırı sıvı ile sodyum (tuz) birikimine yol açan mekanizmalar nedeniyle ortaya çıkar. Diyabet, böbrek yetersizliği, obezite ve uyku apnesi en önemli risk faktörleri arasındadır. Yaşam tarzına bağlı risk faktörleri arasında ise aşırı alkol tüketimi ve yüksek tuz alımı yer alır.


Dirençli Hipertansiyonun Tedavisi Nasıl Yapılır? Özellikleri Var mı?

1. Yaşam Tarzı Değişiklikleri (Tedavinin Temeli)

  • Tuz kısıtlaması
  • Kilo kontrolü ve düzenli egzersiz
  • Alkol tüketiminin sınırlandırılması

2. Uyku Apnesi Tedavisi

  • Hastada uyku apnesi (uykuda solunumun geçici olarak durması) varsa, CPAP gibi özel cihazlarla tedavi edilmesi 

3. Tansiyon İlacı Tedavisinin Düzenlenmesi

  • Mevcut ilaç tedavisinin uygun şekilde optimize edilmesi 

4. Ek İlaç Desteği

  • Spironolakton gibi hormonal mekanizmalar üzerinden etki eden ilaçların mevcut tedaviye eklenmesi 

5. Cihaz Temelli Tedavi

  • Renal denervasyon olarak adlandırılan, böbrek sinirlerinin kateter yöntemiyle etkisiz hale getirilmesine dayanan yöntemin uygulanması


Biri idrar söktürücü olmak üzere en az üç farklı tansiyon ilacına rağmen kan basıncının 130/80 mm Hg altına düşürülememesi durumudur.


Özellikle yaşlı bireylerde damar sertliği nedeniyle ölçüm cihazının manşonunun, gerçek kan basıncından daha yüksek değerler göstermesidir.


Klinik ortamda kan basıncı normal ölçülürken, günlük yaşamda ve evde yüksek olması durumudur.  


Copyright © 2026 Kalp Damar Hastalıklarıyla Mücadele ve Farkındalık Derneği - All Rights Reserved.


Bu sitede verilen bilgiler tanısal veya tıbbi öneri amaçlı olmayıp, yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Tedavi edilmesi gereken bir hastalığınız olduğunu düşünüyorsanız lütfen vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurunuz. Buradaki bilgiler bir hekim muayenesinin veya eczacı danışmanlığının yerine geçemez.

  • Gizlilik Politikası
  • Aydınlatma Metni
  • Çerez Politikası
  • İletişim

Powered by Prdgm

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır.

 

Web sitesi trafiğini analiz etmek ve kullanıcı deneyimini iyileştirmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımını kabul etmeniz halinde, verileriniz diğer kullanıcı verileriyle birlikte toplu olarak değerlendirilecektir.

ReddetKabul Et